Edirne'de tren raylarının kenarındaki boş bir arsaya kurdukları çadırlarda yaşayan 20 kişiden oluşan, 5 aile kendilerine de yardım eli uzatılmasını bekliyorlar.
Kent merkezine çok uzak olmayan Kirişhane Semti'ndeki boş bir araziye muşambalardan kurdukları çadırlarda yaşam mücadelesi veren aileler, hava sıcaklıklarının eksiye düştüğü bugünlerde yoksulluğun etkisini daha da çok hissediyorlar.
Çadırlarda yaşayanlardan Mehmet Özdemir (52) yaptığı açıklamada, 3-4 yıldır Kirişhane Semti'ndeki çadırlarında yaşadıklarını söyledi.
Kızının hastalığı nedeniyle evini sattığını ifade eden Özdemir, ''Kızım şeker hastası olması nedeniyle 4 yıl önce kızımı tedavi ettirmek için evimi sattım. Sonra da bir daha iki yakamız bir araya gelmedi. Buralarda yaşamaya çalışıyoruz'' dedi.
Zaman zaman devletten yardım aldıklarını ancak daha insanca bir yaşam için kendilerine ev verilmesini istediklerini ifade eden Özdemir, şöyle konuştu:
''Ortalama 3-4 kişi 5 metre karelik derme çatma çadırlarda yaşamak zorundayız. Devletimizden geçen yıl kömür aldık. Ama oda yetmiyor ki... Devamlı sobanın yanması lazım. Yoksa donarız. Kömür yetmeyince çevreden gidip odun topluyoruz. Yoksulluk, soğukla birleşince hiç çekilmiyor. Mutfağımız, banyomuz, yatak odamız, oturma odamız hep bu çadırın içi, çoluk çocuk bir şekilde yaşıyoruz işte...''
Çadırlarda yaşayan Salim Savaş (45) ise, kendilerine devletin sahip çıkarak işe yerleştirmesini istediklerini belirtti.
-ÇADIR ÇOCUKLARI...-
Her şeyden habersiz, çocuk saflığıyla kendisini yaşıtlarından farklı bir yaşamda bulan, soğuğa ve kara inat yoksulluğun bir sonucu çıplak ayaklarıyla hayata tutunmaya çalışan Kader Özdemir (5) ise geceleri çok üşüdüğünü söyledi.
Çadırda yaşamak zorunda olan bir başka çocuk ise 3 ay önce doğan Nilay bebek; 3 ay önce doğan Nilay bebek, şimdilik hiçbir şeyden habersiz, çadırda büyüyor.
Nilay bebeğin babaannesi Türkan Özdemir (37?) bebeklerinin çok sık hasta olduğunu ancak doktora götüremediklerini belirtiyor.
Türkan Özdemir, ''Bebeğimizin en çok beze ihtiyacı var'' diyerek, yaşam mücadelesinde önceliği bebeğe verdiklerini gösterirken, eşinin işsizliğinden ve yoksulluktan da dert yanıyor.
Bu arada, Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yetkilileri, çadırlarda yaşayan kişilerin vakıf müracaatçıları olduklarını bildirerek, vakfın kömür ve gıda yardımından yararlandıklarını belirtti.
bu haberleri edirne belediyesi yada valiliği okumaz mı? edirne gibi küçük bir ilde bir aile yi barıdıracak yer bulunmaz mı?haberi okurken ben insanlığımdan utandım.utanması gerekenler hiç mi utanmaz?nerede edirnenin sivil toplum kuruluşları?"biz buıradayız" diye bir kurum bu sorulara cevap verebilse bu aile çadırda yaşamaktan kurtulur.